Arıların doğadan topladığı bileşenlerle ürettiği propolis, uzun yıllardır farklı toplumlarda kullanılan doğal arı ürünlerinden biridir. Günümüzde ise propolis; damla, sıvı ekstrakt, sprey, kapsül, pastil ve krem gibi farklı formlarda sunulmaktadır.
Antioksidan bileşenler içermesi nedeniyle propolisin bağışıklık sistemi, ağız ve boğaz sağlığı ile cilt bakımı üzerindeki potansiyel etkileri günümüzde sıkça araştırılmaktadır.
Peki, propolis nedir, ne işe yarar ve nasıl kullanılmalıdır? İçeriğimizde propolisin özellikleri, kullanım alanları ve dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında merak edilenleri inceleyeceğiz.
Propolis; bal arılarının ağaçların tomurcuklarından, yapraklarından, kabuklarından ve farklı bitkisel kaynaklardan topladığı reçinemsi maddeleri kendi salgıları ve balmumuyla birleştirmesi sonucunda oluşan doğal bir arı ürünüdür.
Arılar propolisi kovandaki çatlakları kapatmak, kovanın iç yüzeyini korumak ve dışarıdan gelebilecek mikroorganizmalara karşı daha kontrollü bir ortam oluşturmak amacıyla kullanır. Bu özelliği nedeniyle propolis, bazı İngilizce kaynaklarda “bee glue”, yani “arı tutkalı” olarak da adlandırılır.
Propolisin rengi sarımsı kahverengiden koyu kahverengiye, hatta yeşil veya kırmızı tonlarına kadar değişebilir. Renk, koku, tat ve kimyasal içerik; arıların bulunduğu coğrafyaya, bölgedeki bitki örtüsüne, mevsime ve üretim yöntemine göre farklılık gösterir. Bu değişkenlik, farklı propolis ürünlerinin aynı biyoaktif maddeleri aynı miktarda içermediği anlamına gelir.

Propolis içeriği her üründe standart ve tamamen aynı değildir. Bununla birlikte propoliste genel olarak şu bileşenler bulunabilmektedir:
Propolisin araştırmalara konu olan özellikleri büyük ölçüde flavonoidler ve fenolik bileşikler gibi biyoaktif maddelerle ilişkilidir. Bu maddeler, hücreleri oksidatif strese karşı korumaya yardımcı olabilen antioksidan özellikleriyle bilinir.
Ancak propolisin kimyasal yapısı elde edildiği bitkiye ve bölgeye göre değişebildiği için her propolis ürününün içeriği ve biyoaktif bileşen yoğunluğu aynı değildir. Bu nedenle ürün seçerken yalnızca “propolis içerir” ifadesine değil; ekstrakt oranı, standardizasyon bilgisi ve analiz sonuçlarına da dikkat edilmelidir. Her zaman standart bir propolis içeriği sağlamak için standardize propolisler tercih edilmelidir. Ekstraksiyon çözücüsü ve yöntemi, propolisten elde edilen fenolik bileşiklerin miktarını ve profilini etkileyebilir. Genel olarak etanol veya su-etanol karışımları bazı fenolik bileşiklerin ekstraksiyonunda yalnızca su kullanılan yöntemlerden daha yüksek verim sağlayabilir; ancak sonuçlar kullanılan yönteme göre değişir. Bu nedenle, propolisin aktif moleküllerinin tümünü içeren ve etanol kalıntısı olmayan propolis ekstrelerinin üretimi önemli bir beklentiyi karşılamaktadır.
Multi-dinamik ekstraksiyon (M.E.D.) adı verilen yeni ve patentli bir propolis ekstraksiyon yöntemi geliştirilmiştir. M.E.D. tekrarlanabilir özelliği olmayan diğer ekstraksiyon yöntemlerinin çoğunun aksine, güvenilir, yoğun polifenol içerikli, etanol kalıntısı olmayan propolis ekstrelerinin hazırlanmasına olanak tanımaktadır.
Propolis ancak işlendikten sonra tüketilebilen bir üründür. Kullanım miktarı ve sıklığı ancak bir uzman önerisiyle belirlenmelidir.
Hakkında çok sayıda laboratuvar çalışması bulunan propolis faydaları nedeniyle merak edilen bir maddedir. Ağız ve diş sağlığından vücudun enfeksiyona karşı savunulmasına kadar geniş bir alanda; propolisin faydası olduğu bilinmektedir. Ancak klinik kanıtların gücü kullanılan propolis preparatına göre değişmektedir.
Bununla birlikte propolisin faydaları nelerdir sorusuna yanıt ararken yapılan çalışmalar; propolisin bazı alanlarda umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu göstermektedir, Öte yandan bu etkilerin tüm propolis ürünleri için geçerli olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü araştırmalarda kullanılan propolisin türü, üretim yöntemi ve dozu birbirinden farklıdır.
Vücudun bağışıklık sistemini desteklemesi ile öne çıkan propolis maddesinin mevcut araştırmalarda incelenen başlıca potansiyel etkileri şunlardır.
Propolis, flavonoidler ve fenolik bileşikler açısından zengin doğal bir arı ürünüdür. Bu bileşenler antioksidan özellik göstererek serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Örneğin; yoğun iş temposu, düzensiz beslenme, sigara kullanımı veya çevresel kirlilik gibi faktörler oksidatif stresi artırabilir. Antioksidanlardan zengin beslenme düzeniyle birlikte yoğun fenolik bileşikler içeren propolis antioksidan özellikleri ile doğal savunma sistemini destekleyen ürünlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Propolisin en fazla araştırıldığı alanlardan biri ağız sağlığıdır. Klinik çalışmalarda propolis içeren gargara ve ağız bakım ürünlerinin diş plağı oluşumu ve diş eti sağlığı üzerinde olumlu etkiler gösterebildiği bildirilmiştir.
Bu nedenle propolis; gargara, ağız spreyi ve diş macunu gibi ürünlerde de kullanılmaktadır. Ancak diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yerine geçmez.

Tekrarlayan aftlar ve ağız içi yaraları günlük yaşamı zorlaştırabilir. Propolis içeren bazı topikal ürünlerle yapılan çalışmalarda tekraralayan aftlarda ağrı hissinin azalmasına ve iyileşme sürecinin desteklenmesine yönelik olumlu sonuçlar bildirilmiştir.
Ancak uzun süren veya sık tekrarlayan ağız yaralarında yalnızca propolis kullanmak yerine bir diş hekimi ya da doktora başvurulmalıdır.
Propolis özellikle sonbahar ve kış aylarında damla, pastil veya boğaz spreyi formunda sık tercih edilir.
Boğazda kuruluk veya tahriş hissi yaşayan kişiler propolis içeren ürünlerden yararlanabilir. Yapılan bazı klinik çalışmalarda standardize propolis preparatlarının üst solunum yolu belirtileri üzerinde olumlu etkiler gösterebildiği bildirilmiştir. Bununla birlikte propolisin soğuk algınlığını veya grip gibi enfeksiyonları tedavi ettiği söylenemez.
Krem, merhem ve dudak bakım ürünlerinde de kullanılan doğal bileşenlerden biri olan propolis cilde faydaları ile de bilinir.
İçeriğindeki biyoaktif maddeler sayesinde cilt bariyerini desteklemeye ve cildin korunmasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle hassas veya çevresel etkenlere maruz kalan ciltler için geliştirilen bazı kozmetik ürünlerde propolis bulunur.
Bununla birlikte propolis, arı ürünlerine karşı alerjisi olan kişilerde cilt reaksiyonlarına neden olabileceğinden dikkatli kullanılmalıdır.
Laboratuvar ve bazı klinik çalışmalarda propolisin inflamasyonla ilişkili biyolojik mekanizmalar üzerinde etkili olabileceği gösterilmiştir.
Bu bulgular umut verici olsa da mevcut çalışmalar propolisin romatizma veya diğer inflamatuvar hastalıkları tedavi ettiğini göstermek için yeterli değildir. Bu nedenle propolis, yalnızca destekleyici bir ürün olarak değerlendirilmeli ve doktor tarafından önerilen tedavilerin yerine kullanılmamalıdır.
Kullanıcıların propolis faydaları ile ilgili yaptıkları araştırmalarda, en çok merak ettikleri konulardan biri de sıvı propolis faydaları olmuştur. Arılar tarafından üretilen propolis, doğada ham ve reçinemsi bir yapıdadır. Ham propolis; balmumu, bitkisel reçineler ve farklı doğal bileşenler içerdiği için doğrudan tüketilmez.
Sıvı propolis ise ham propolisin uygun bir çözücü kullanılarak ekstrakte edilmesiyle elde edilir. Bu işlem, propoliste bulunan bazı biyoaktif maddelerin ayrıştırılarak daha kolay kullanılabilen bir forma dönüştürülmesini sağlar.
Sıvı propolisin kullanım avantajları genel olarak diğer propolis formlarıyla ilişkilendirilen potansiyel etkilerle benzerdir. Sıvı propolis;

Propolis damla, sıvı propolis ekstraktının damlalıklı ambalajda sunulan formudur. Günlük kullanımda dozun daha kolay ölçülmesini sağlar.
Propolis damla faydaları şunlardır;
Yukarıda da söz ettiğimiz gibi “Propolis neye iyi gelir?” sorusu genellikle bağışıklık, boğaz, ağız bakımı ve cilt sağlığı çerçevesinde yanıtlanır. Propolis;
Ancak bu etkiler ürünün içeriğine, konsantrasyonuna, kullanım şekline ve kişisel özelliklere bağlıdır. Propolis herhangi bir hastalığın teşhis, tedavi veya önlenmesi amacıyla kullanılmamalıdır.
Arı propolisi faydaları hakkında merak edilenleri yanıtladık. Peki pek çok farklı alanda sağladığı katkılarla öne çıkan propolis nasıl kullanılır? Aslında bu sorunun tek bir yanıtı bulunmaz. Kullanım şekli; ürünün damla, sprey, kapsül, pastil, şurup veya krem formunda olmasına göre değişir.
Sıvı propolis ürünleri, ürün etiketinde farklı bir kullanım önerisi bulunmadığı sürece;
Bazı ürünler doğrudan ağız içine damlatılmaya uygunken bazı ürünlerin seyreltilmesi gerekir. Bu ayrım ürünün formülüne bağlı olduğu için etiket bilgileri mutlaka okunmalıdır.
Propolisi çok sıcak içeceklere eklemek, içeriğindeki ısıya duyarlı bazı bileşiklerin yapısını etkileyebilir. Bu nedenle ürün, kaynar içecek yerine ılık veya soğuk bir gıdaya eklenebilir.
Propolisin aç veya tok karnına kullanılması konusunda bütün ürünler için geçerli tek bir kural yoktur. Bazı kişiler propolisi aç karnına sorunsuz tüketebilirken bazı kişilerde mide hassasiyeti, bulantı veya yanma hissi oluşabilir.
Mide hassasiyeti bulunan kişilerin ürünü yemekle birlikte veya yemekten sonra kullanması daha uygun olabilir. En doğru kullanım için ürün etiketindeki talimatlar ve sağlık profesyonelinin önerileri dikkate alınmalıdır.
Propolis ürünlerinin konsantrasyonları birbirinden farklı olduğu için herkese uygun standart bir damla sayısı vermek doğru değildir. Damla miktarı;
Bu nedenle “Propolis günde kaç damla içilmeli?” sorusu yalnızca ürünün etiketi incelenerek yanıtlanabilir. Etikette önerilen günlük porsiyon aşılmamalıdır. Daha fazla kullanmak, ürünün daha fazla fayda sağlayacağı anlamına gelmez.
Propolis doğal bir ürün olsa da her kullanıcı için tamamen risksiz değildir. Görülebilecek olası yan etkiler arasında şunlar yer alabilir:
Propolise veya diğer arı ürünlerine karşı daha önce reaksiyon yaşamış kişiler ile ciddi alerji öyküsü bulunan kişiler propolis kullanmadan önce sağlık profesyoneline danışmalıdır.” Bu kişilerde kullanım sonrasında nefes almada güçlük, yüzde veya boğazda şişme gibi ciddi bir alerjik reaksiyon belirtisi ortaya çıkarsa acil tıbbi yardım alınmalıdır.
Yapılan bilimsel araştırmalarda propolisin faydaları ön plana çıksa da propolis, uzman görüşü alınmadan kullanılırken dikkat edilmesi gereken bir maddedir. Aşağıdaki özelliklere sahip kişilerin propolis kullanmadan önce mutlaka doktora danışması gerekir:
“Propolis içeren takviye edici gıdalar ilaç değildir ve hastalıkların teşhisi, tedavisi veya önlenmesi amacıyla kullanılmaz. Propolis ayrıca ilgili mevzuata uygun kozmetik ürünlerin bileşiminde de yer alabilir.”
Propolisin ne kadar süre kullanılacağı; ürünün içeriğine, kullanım amacına, kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre değişebilir. Mevcut bilimsel çalışmalar, propolis için herkes adına geçerli standart bir kullanım süresi belirlememektedir. Ürün etiketinde belirtilen kullanım talimatlarına uyulmalı, uzun süreli kullanım planlanıyorsa doktora veya eczacıya danışılmalıdır.
“Propolisin herhangi bir hastalığı tedavi ettiği sonucuna varmak için yeterli ve genellenebilir klinik kanıt bulunmamaktadır. Belirli preparatlar ağız sağlığı, aftlar, oksidatif stres belirteçleri ve hafif üst solunum yolu belirtileri gibi alanlarda araştırılmıştır.. Araştırılan etkiler kullanılan ekstraktın türüne, dozuna, standardizasyonuna ve uygulama şekline göre değişir.
Mevcut bilimsel kanıtlar, propolisin belirli bir hastalığı tedavi ettiğini veya önlediğini göstermek için yeterli değildir.
Propolis; bitkisel reçineler, balmumu, uçucu yağlar, fenolik bileşikler, flavonoidler, aromatik bileşikler ve az miktarda polen içerir. İçeriği, arıların yararlandığı bitki türlerine ve üretildiği bölgeye göre değişebilir. Bu nedenle her propolis ürünü aynı bileşenleri aynı miktarda içermez.
Propolis için standart bir damla sayısı yoktur. Kullanılması gereken miktar ürünün propolis konsantrasyonuna ve üreticinin önerisine göre değişir. Bu nedenle kullanım miktarı belirlenirken ambalaj üzerindeki talimatlar dikkate alınmalı, önerilen günlük porsiyon aşılmamalıdır.
Propolisin mide sağlığı üzerindeki etkileriyle ilgili araştırmalar devam etmektedir. Laboratuvar ve bazı klinik çalışmalar umut verici sonuçlar bildirse de propolisin gastrit, ülser veya diğer mide hastalıklarını tedavi ettiğini gösteren yeterli bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Mide şikâyetleri yaşayan kişiler doktora danışmadan propolisi tedavi amacıyla kullanmamalıdır.
Propolis; eczanelerden, güvenilir takviye edici gıda satıcılarından ve üretici firmaların resmî satış kanallarından temin edilebilir. Ürün seçerken propolis oranı, standardizasyon bilgisi, içerik listesi ve kalite analizleri incelenmeli; güvenilir üreticilerin ürünleri tercih edilmelidir.
Propolisin temel özelliği vitamin içeriği değildir. Yapısında eser miktarda vitamin ve mineraller bulunabilse de propolis esas olarak flavonoidler, fenolik asitler ve diğer bitkisel biyoaktif bileşiklerle öne çıkar. Vitamin miktarı, propolisin elde edildiği bitki kaynaklarına göre değişebilir.
Arılar propolisi besin olarak değil, kovanı korumak amacıyla üretir. Bitkilerden topladıkları reçinemsi maddeleri balmumu ve kendi salgılarıyla birleştirerek kovanın çatlaklarını kapatır, iç yüzeyini kaplar ve kovanın daha korunaklı bir yapıda kalmasına yardımcı olurlar. Bu nedenle propolis, "arı tutkalı" olarak da adlandırılır.
Propolisin tadı genellikle yoğun, reçinemsi, acı veya keskin olabilir. Tat ve koku, propolisin bitkisel kaynağına ve ekstraksiyon yöntemine göre farklılık gösterir.
Saf propolis ekstraktının tüketildiği miktar genellikle düşüktür. Ancak şurup, pastil veya karışım formundaki ürünler ilave şeker içerebilir. Bu nedenle ürünün enerji ve şeker miktarı etiketten kontrol edilmelidir.
Propolis, arıların kovanı korumak amacıyla bitkisel reçinelerden ürettiği ve farklı biyoaktif bileşikler içeren doğal bir arı ürünüdür. Antioksidan kapasitesi, ağız ve boğaz bakımı, bağışıklık sisteminin normal işleyişi ve cilt sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri araştırılmaktadır.
Bununla birlikte propolis faydaları, ürünün içeriğine ve kişisel özelliklere göre değişebilir. Propolis ilaç değildir; hastalıkların tedavisinde doktor kontrolü ve bilimsel olarak kabul edilmiş tedavilerin yerine kullanılmamalıdır.
Ürün seçerken propolis oranı, standardizasyon, içerik listesi ve kalite analizleri incelenmeli; etikette belirtilen günlük kullanım miktarı aşılmamalıdır. Alerjisi, kronik hastalığı veya düzenli ilaç kullanımı bulunan kişiler propolis kullanmadan önce doktora ya da eczacıya danışmalıdır.
Önemli Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi teşhis veya tedavi önerisi niteliğinde değildir. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez. Hastalık, hamilelik, emzirme, düzenli ilaç kullanımı veya alerji durumlarında ürün kullanmadan önce sağlık profesyoneline danışınız.
Kaynakça